KALP HASTALIKLARI İÇİN RİSK FAKTÖRLERİ

 

 

Şeker hastalığı (diyabetes mellitus)

· Kan şekerinin yüksek olması-şeker hastalığı kalp damar hastalıkları için en önemli risk faktörlerinden biridir. 
· Tek başına şeker hastalığı koroner kalp hastalığını 2-5 kat artırmaktadır. 
· Ayrıca koroner kalp hastalığından ölüm riskinide gine 2-5 kat artırır. ilave olarak kalp krizi geçiren hastalarda şeker hastalığı var ise ölüm riski, hastanede yatış süresi uzaması, ilave problemler eklenme riski de daha yüksektir.
· Şeker hastalarında kalp damarlarına yapılan balon-stent işlemleri ve kalp ameliyatlarının (by-pass) riskide diğer hastalara göre daha yüksektir.
· Önemli  bir noktada şeker hastalarında sessiz iskemi yada gizli kalp denilen herhangi bir şikayet olmadan (göğüs ağrısı gibi) hastanın kalp damarlarında tıkanma ve gizlice kalp krizi geçirme ihtimalidir. Bu nedenle şeker hastaları muhakkak kalp kontrolünden geçmelidir. 
 
***
 
 
Hipertansiyon (tansiyon yüksekliği)
 
HİPERTANSİYON TANIMI:Arteriyel kan basıncının normal  (130/85) sayılan sınırların üstüne çıkmasına hipertansiyon denir. Optimal tansiyon ise 120/80 dir.Hipertansiyon koroner kalp hastalığı (kalp damar tıkanıklığı-kalp krizi, ani kalp ölümü), beyin kanaması, felç , kalp yetersizliği, böbrek yetersizliği vebacak damar tıkanıklığı, aort anevrizması denilen kalpden çıkan ve kanı tüm vücuda taşıyan ana atardamarda balonlaşma ve yırtılma için en önemli risk faktörlerinden biridir. Hipertansiyon kalp damar hastalıklarının %30-35 inden sorumludur. Hipertansiyon kalp krizi riskini 2-3 kat artırır. Tansiyonun kontrol altına alınması ile tüm risklerde azalma gözlenir. 
 
Hipertansif hastaların Yalnız yarısı bu durumun farkındadır. O nedenle bazı gruplar daha fazla risk altında olduğundan, aralıklarla mutlaka kan basıncını ölçtürmelidirler. 
 
Hipertansiyon açısından riskli hasta grubu:
 
Ailede hipertansiyon öyküsü veya kalp damar hastalığı( 1.derecede yakınlarında; kalp krizi ve balon-stent yapılanlar, by-pass lı yakınları olanlar, felç veya beyin kanaması olanlar)
Şişman kişiler
Tuz tüketimi fazla olanlar
Alkol kullanımı fazla olanlar
Sigara içinler 
Şeker hastalığı (diabetes mellitus) olanlar
Koroner kalp hastalığı veya diğer kalp damar hastalığı olanlar hipertansiyon açısından riskli gruptur ve muhakkak doktora başvurmalıdır.
 
***
 
 
Hiperlipidemi (kolesterol yüksekliği)  
 
· Koroner arter hastalığının en önemli risk faktörlerinden biri kolesterol yüksekliğidir. 
· Kolesterol ; Başlıca, Total kolesterol, HDL kolesterol (İyi huylu kolesterol), LDL (Kötü huylu kolesterol) ve TG (TRİGLİSERİD) denilen kolesterol türlerinden oluşur.
· Kolesterol yüksekliği ve  özelliklede kötü huylu kolesterol olarak bilinen LDL kolesterol  ile koroner arter hastalığı-ve kalp krizi arasında; güçlü,  yükseklik derecesi ile artan ve tüm yaş gruplarında, kadın erkek her iki cinstede kesin bir ilişki olduğu gösterilmişti. LDL kolesterolde %10 luk artış koroner arter hastalığında %20-30 luk risk artışına yol açmaktadır. 
· Kolesterol değerlerinin hepsi önemli olmakla birlikte kalp damar hastalıkları açısından en önemlisi LDL (Kötü huylu kolesterol) kolesteroldür. LDL ne kadar yüksek ise koroner arter hastalığı riski o kadar yüksektir. 
· HDL kolesterol (İyi huylu kolesterol) ise ne kadar yüksek ise o kadar iyidir. (iyinin çok olmasını isterz!). HDL?nin 45?in üzerine çıktığı durumda bir kalp risk faktörünü nötralize ettiği söylenir.
· TG (TRİGLİSERİD)?de kötü huylu kolesterol olarak kabul edilir fakat LDL den bir alt derecede kötü olarak kabul görür. TG için hedef 150?nin altıdır.
· LDL İÇİN HEDEF DEĞERLER: 
*LDL 100?ÜN ALTINDA OLMALI(HEDEF 80?İN ALTI):Yüksek riskli hastalarda (şeker chastaları, koroner arter hastaları. Bacak damarı tıkanıklığı olanlar, tıkayıcı felç geçirenler) 
* LDL 130?UN ALTINDA OLMALI: Kalp damar hastalığı açısından 2?den fazla risk faktörü olan hastalarda
*LDL 160?IN ALTINDA OLMALI: Kalp damar hastalığı açısından 2?den az risk faktörü olan hastalarda
 
Koroner Kalp Hastalığından Korunma ve Tedaviye İlişkin Ulusal Kılavuz'a göre  
 
Hiperkolesterolomi Tedavisinde Genel Prensipler  
 
Hiperkolesterolomi tedavisi KKH risk durumunun değerlendirilmesine göre yapılmalıdır. Risk düzeyleri ve tedavi hedefleri hem total kolesterol, hem de LDL-kolesterol olarak verilmiştir. Bunun nedeni şudur: LDL?nin en fazla aterojen olan lipoprotein olduğu kabul edilmektedir ve tedavide temel alınması önerilir. Ancak, özellikle diyet tedavisi süresince hastalar total kolesterol düzeylerine göre takip edilebilirler. Total kolesterole göre takip, hem ek masraftan kaçınma sağlar, hem de LDL-kolesterol ölçümü imkanının kısıtlı olduğu durumalrda gösterge oluşturur. Yüksek HDL-kolesterol (³ 60 mg/dl) düzeyi , bir risk faktörünün olumsuz etkisini ortadan kaldırmaktadır. Bu nedenle risk gruplarının belirlenmesinde bu dikkate alınmalıdır.
 
1- En yüksek risk altında olan grup: KKH veya diğer aterosklerotik damar hastalığı (trombotik felç, geçici iskemik atak, periferik tıkayıcı damar hastalığı) delili mevcut olanlardır. Bunlardan daha sonraki yeni olayları, hastalığın ilerlemesini ve komplikasyonlarını önlemek bakımından (ikincil önleme) yoğun bir tedavi gereklidir. Özellikle koroner arter bypass cerrahisi ve diğer damarlarda aterosklerozun ilerlemesini önlemek için çok agresif bir politika izlenmelidir. Bu grupta tedavide hedef, LDL-kolesterol düzeyini 100 mg/dl altına indirmektir. Bu hastalar Basamak-2 diyete alınmalı, hedef kolesterol düzeyi diyetle elde edilemiyorsa tedaviye ilaç da eklenmelidir. Bu hastalarda diyet tedavisi çok önemlidir, ancak ilaç tedavisine başlamadan önce diyet sonuçlarını görmek için tanınan göreceli olarak kısa (2-3 ay) tutulabilir.
 
Klinik çalışmalar açıkca göstermektedir ki, serum kolesterolünün düşürülmesi, KKH tanımlanmış    hastalarda KKH?na bağlı morbidite ve mortaliteyi düşürmektedir. Ayrıca eldeki çalışma sonuçlarının    birlikte değerlendirilmesinden ortaya çıkan eğilim bu hastalarda total mortalitenin de azalsığı    yönündedir.
 
2- Yüksek risk altında olan grup: KKH ortaya çıkmamış bir bireyde yüksek kolesterol düzeyi ile birlikte 2 veya daha fazla risk faktörünün bulunduğu gruptur. Yaşın da bir risk faktörü olduğu unutulmamalıdır. Bu grupta hedef, total kolesterol düzeyini 200 mg/dl, LDL kolesterol düzeyini 130 mg/dl altına indirmektir (birincil önleme). Bu amaçla 3-6 aylık diyet (Basamak-1, Basamak-2), gerekirse ilaç kullanılır.
 
3- Düşük risk grubu: Kolesterol düzeyi hafif-orta derece yüksek olmakla birlikte, toplam KKH risk faktörü sayısı 2?nin altında olan gruptur. Bunlarda hedef, total kolesterol düzeyini 240 mg/dl, LDL-kolesterol düzeyini 160 mg/dl altına indirmektir. Bu grupta tedavide genel olarak sadece diyet yeterlidir. Ancak, toplam risk faktörü sayısı 2?nin altında olduğu halde, kolesterol düzeyi çok yüksekse (total kolesterol 300 mg/dl) ve üzeri, LDL-kolesterol 190mg/dl ve üzeri) ve diyetle düşmüyorsa, ilaç tedavisine başlanmalıdır.
 
    Birincil önlemede ağırlık diyet tedavisinde olmalıdır. Diyet tedavisine alınanlar (Basamak-1, Basamak-2) 1-1.5 ay ve 3 ay sonra tekrar değerlendirilmelidir. İstenilen kolesterol düzeyi elde edilmişse, ilk sene her 3 ayda bir, sonraki senelerde de her 6 ayda bir kolesterol düzeyleri tekrarlanır. Birincil önlemede ilaç tedavisine başlamadan önce, yoğun bir şekilde, önce Basamak-1, düşmüyorsa Basamak-2 tarzında 6 aylık bir diyet tedavi denenmelidir.
 
HDL-kolesterol düzeyleri düşük olanlarda tedavi ilaç-dışı yaklaşım ağırlıklı olmalıdır: zayıflama, sigaranın bırakılması, fizik aktivitenin arttırılması gibi.
 
Birincil Önlemede İzleme ve Tedavi
Total kolesterol düzeyi 200 mg/dlaltında, LDL-kolesterol 130 mg/dl altında, HDL-kolesterol düzeyi 35 mg/dl üzerinde olanlarda (ideal düzey):
-Beş senede bir total kolesterol, HDL-kolesterol, trigliserid düzeylerinin ölçülmesi
 
-Sağlıklı beslenme eğitimi, ideal vücut ağırlığının muhafaza edilmesi
 
-Fizik aktiviteyi yüksek tutmak, spor yapmaya teşvik
 
-Lipid dışı risk faktörleri varsai bunların kontrol altına alınması
 
Total kolesterol düzeyi 200-239 mg/dl, LDL-kolesterol düzeyi 130-159 mg/dl, HDL-kolesterol düzeyi 35 mg/dl üzerinde ve lipid dışı risk faktörü sayısı 2?den az ise:
-Diyet verilmesi (Basamak-1)
 
-Fizik aktivitenin arttırılmasıi zayıflatma
 
-Diğer risk faktörlerinin kontrol altına alınması
 
-Bir sene sonra kişinin tekrar değerlendirilmesi
 
Total kolesterol düzeyi 200-239 mg/dl, LDL-kolesterol düzeyi 130-159 mg/dl, HDL-kolesterol düzeyi 35 mg/dl altında, ya da 2 veya daha fazla risk faktörü varsa:
-Tam bir anamnez, fizik muayene, EKG ve gerekli diğer laboratuar incelemeleri
 
-Diyet (Basamak-1, gerekirse Basamak-2)
 
-Diyetle LDL-kolesterol düzeyi 130 mg/dl altına düşmüyorsa, yaşın, cinsiyetin ve KKH risk faktörlerinin değerlendirilmesi yapılarak ilaç tedavisinin gerekip gerekmeyeceğinin kararlaştırılması
 
Total kolesterol düzeyi 240 mg/dl ve üzeri, LDL-kolesterol düzeyi 160 mg/dl ve üzerinde, diğer risk faktörü sayısı 2?den az ise:
-Tam bir anamnez, fizik muayene, EKG ve diğer laboratuar incelemeleri
 
-Diyet (Basamak-1, gerekirse Basamak-2)
 
-Total kolesterol düzeyi çok yüksekse (>300 mg/dl), veya LDL-kolesterol düzeyi çok yüksekse (190 mg/dl ve üzeri), diyetle birlikte ilaç tedavisi verilebilir (diyetin başarısız kaldığı durumlarda)
 
Total kolesterol düzeyi 240 mg/dl ve üzeri, LDL-kolesterol düzeyi 160 mg/dl ve üzerinde, diğer risk faktörü sayısı 2 veya daha fazla ise:
-Tam bir anamnez, fizik muayene, EKG ve diğer laboratuar incelemeleri
 
-Diyet (Basamak-2)
 
-Diyetle kolesterol düşmüyorsa ilaç tedavisi
 
Çocuklar
Eğer KKH ve hiperkolesterolemi bakımından aile öyküsü kuvvetli ise, 2-19 yaş arası çocuklarda ve aile öyküsü belli olmayanlarda total kolesterol düzeyine bakılmalıdır. Çocuklarda total kolesterol düzeyi 170 mg/dl altında olmalıdır. Eğer bu düzeyde ise, çocuk 20 yaşına kadar izlemeden çıkarılır, sonra her 5 senede bir yapılan kontrol programına girer. Total kolesterol düzeyi 200 mg/dl ve üzerinde olanlarda Basamak-1 diyet uygulanmalı ve diğer risk faktörleri araştırılmalıdır. Çocuklarda ilaç tedavisi ancak kolesterol düzeyi 300 mg/dl veya üzerinde ise düşünülmelidir. İlaç olarak da sadece safra asidi bağlayıcı reçineler (kolestiramin, kolestipol) kullanılmalıdır.
 
Hipergliseridemi
Kanda yüksek düzeyde trigliseridler prospektif epidemiyolojik çalışmalara göre koroner kalp hastalığı için yüksek risk oluşturmaktadır. Ancak diğer risk faktörlerinin etkisi için istatistik ayarlama yapılınca, kanda trigliseridlerin bağımsız etkileri zayıflar ve kaybolur. Bunda yüksek trigliseridlerin genellikle düşük HDL düzeyleri ile birlikte gitmesinin rolü vardır. Ayrıca hipergliseridemi, en iyi örneği ailevi kombine hiperlipidemide görüldüğü gibi, çok aterojen küçük, yoğun LDL parçacıklarının bulunduğu, trigliseridden zengin bir lipoprotein hastalığının işareti olabilir. Trigliserid düzeyleri genelde şu şekilde sınıflandırılır: normal (< 200 mg/dl), sınırda yüksek (200-400 mg/dl), yüksek (400-1000 mg/dl) ve çok yüksek (1000 mg/dl?den fazla). Sınırda yüksek veyüksek trigliseridleri bulunan hastalar, KKH riskini yükselten diğer dislipidinemilerle (örneğin familial kombine hiperlipidemi ve diyabetik dislipidemi) birlikte olabilir. Çok yüksek trigliserid düzeyi olan hastalar (> 1000 mg/dl) ise, akut pankreatit riski altındadırlar. Yüksek trigliserid düzeyine sahip her hastaya önce ilaçsız tedavi prensipleri (diyet, kilo fazlalığı olanlarda zayıflama, alkol kısıtlaması, daha fazla fizik aktivite) önerilmelidir.
 
Ailevi kombine hiperlipidemi gibi aterojen dislipidemilerle birlikte hipertrigliseridemi olduğunda ilaç tedavisi gerekebilir. İlaç tedavisinde, trigliserid seviyesini etkili bir şekilde düşürecek ilaçlardan biri (nikotinik asit, fibratlar, balık yağı içeren kapsüller gibi) seçilmelidir. Çok yüksek trigliserid düzeyi olan hastalarda, akut pankreatitten korunmak için de ilaç tedavisi uygundur. Eğer ilaçsız tedavi ile trigliserid düzeyi düşmüyorsa ve birlikte HDL-kolesterol düzeyi düşük kalıyorsa, yine ilaç tedavisine başvurmak gerekir.
 
***
 
 
Aile öğküsü  

Aile öyküsü: Birinci derecede erkek akrabalarda 55 yaşından,  kadın akrabalarda 65 yaşından önce kalp krizi, ani ölüm veya felç bulunması olup genetik olarak kalp damar hastalığına yatkınlığı ifade eder. Bu nedenle ailesinde erken yaşta kalp krizi, ani ölüm ve felç hikayesi bulunan herkesin kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerekir. 
 
**
 
 
Sigara  
 
 Sigara  kalp damar hastalıklarının yaklaşık üçte birinin nedenidir. Kalp krizinden sonra sigara içmeye devam edenler ani ölüm bakımından yüksek risk altındadır. Sigara içenlerde sessiz iskemi denilen gizli kalp damar hastalığı oranı da yüksektir. Sigara içmek kalp damar hastalıklarının oluşumasına sebep olurken aynı zamanda da tedavi başarısınıda tıpkı şeker hastalığı gibi azaltmaktadır. Koroner damarlara balon-stent (PTCA-STENT) veya koroner by-pass (açık kalp ameliyatı) yapılan hastalardada sigara içilmeye devam edildiğinde aynı damarlarda tekrar tıkanma veya işlem yapılmayan damarlarda yeni daralma ve tıkanmalar oluşabilmektedir. 
Sigaranın azaltılması değil, tamamen bırakılması gerekmektedir. Bir sigaranın bile 10-15 dakikalık bir süre içinde hasta damarda spazm yaparak, pıhtıya yol açarak hayati tehlike oluşturabilir. 
 
Sonuç olarak hiçkimse sigara içmemelidir fakat kalp damar hastalığı olan birisinin sigara içmesi kesinlikle düşünülemez.
 
***
 
 
Obezite (fazla kilo-şişmanlık  
 
Kalp damar hastalığı açısından genel olarak kilo fazlalığı bir risk oluşturmakla birlikte özellikle gövde bölümünde fazla kilo olarak bilinentorakoabdominal şişmanlık, hipertansiyon, hiperkolesterolemi, hipertrigliseridemi, ve şeker hastalığı ile ilişkilidir. Kilo kaybı, kan basıncının, kolesterol ve trigliserid düzeylerinin düşmesini ve HDL-kolesterol düzeyinin yükselmesini sağlar. Bu nedenle ideal kiloya ulaşmak ve bu kiloyu devam ettirmek kalp damar hastalıkları için bir risk faktörünü ortadan kaldırırken aynı zamanda tansiyon kontrolü, kolesterol kontrolü açısındadn da toplam kalp damar hastalığından toplumu korumaktadır.
 
***
 
 

 
Türk kardiyoloji derneği-Koroner Kalp Hastalığından Korunma ve Tedaviye İlişkin Ulusal Kılavuza göre daha fazla bilgi için aşağıdaki linki tıklayınız.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ GAZİOSMANPAŞA HASTANESİ Çukurçeşme Cad. No:51 Gaziosmanpaşa İSTANBUL Tel: +90 212 615 38 38 e-mail: info@kulupkalbim.com